Bir Ayet:
فَإِنْ آمَنُوا بِمِثْلِ مَا آمَنْتُمْ بِهِ فَقَدِ اهْتَدَوْا وَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنَّما هُمْ فِي شِقاقٍ فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ (Bakara Suresi 137) سورة البقرة:
“Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğ ru yola girmiş, hidayeti bulmuş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirler se onlar sadece ve sadece didişmenin içindedirler. Allah onla ra karşı sana yeter. Ve O, işitendir, bilendir.” (137)

Bir Hadis:
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: ( الإِيمَانُ بِضْعٌ وَسِتُّونَ شُعْبَةً، وَالحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الإِيمَانِ» صحيح البخارى: ج (1) ص (11) رقم الحديث: (9)
Ebu Hureyre (rd) Nebi (s.a.v.)’in şöyle dediğini anlatıyor: İman atmış -veya yetmiş- şubedir. Haya -utanma hissi- imandan bir şubedir.” Buyurdu. Bahîh-i Buhari: C-(1) S-(11) Hadis No: (9)